BU YAZ

Mavi bir rüyada uçan,

Kanadı, sevgiyle dostlukla dolu bir serçe gibi olmak istemez mi her insan?

Bazen bir çocuğun dünyasında,

Herhangi bir konuda, sevdiklerin ve sevenlerinin arasında,

Bazen, hiç beklemediğin en sert fırtınalarda,

Kim girmez ki binbir kılığa…

Yaşamak, en içten ve en duru halinle …

Gün gün… belki de her gün ağlamak ve gülmek kadar gerçek…

Yaşamak… Mavi bir rüyada uyumak ve masmavi gökyüzü altında huzur bulmak…

………

………

Teknolojisi gelişen ama duygusal zekası gerileyen bir zaman dilimi içindeyken, mavi rüyalar görmek epeydir çok zor bizler için.Gözlere bakmayı unuttuk; oysaki baksak tanırdık birbirimizi. Bir gönlün içine sokulmak neydi, nasıldı?Sarılmak,öpmek ,koklamak.. ya da bir kokuyu özlemek… hiçbirinin yokluğu acıtmıyor değil mi elimizdeki telefonları unuttuğumuzda hissettiğimiz yoksunluk kadar…

masadan masaya,

odadan odaya,

şehirden şehire,

ülkeden ülkeye,

ve kalpten kalbe varan yolların hepsi kapsama alanı gibi…ya çekiyor ya da çekmiyor..Wİ Fİ var mı hemen şurada şimdi… EYVAHHHHH!!! pardon şifre neydi?

……….

……….

Sözler, satırlar, şiirler ve şarkılar….

Bir yaz akşamını anlatan ,

Belki bir aşkı anımsatan , mum ışığı altında ve hatta karanlıkta duyulan yüksek ton kahkahalar nerede?Sohbetlerimiz arasında bile farketmediğimiz sessiz ve duygusuz emojilerimiz burada ama.

……..

……..

Yaz mevsimi bir ibadet gibidir benim için , cırcır böceklerinin sesi bile şarkıdır ..

Mahalle aralarındaki gençlerin sohbeti ,oyunlarıdır.Sahi mahalle araları var mı şimdi?

Yaz, Parkların en kalabalık zamanıdır çocuklar için..

Apartman girişindeki sedirlerde oturan, sohbeti lezzetli bir komşu sesidir.

Çay kaşığı sesidir,kahve kokusudur,karpuz serinliğidir..harekettir, danstır, şarkıdır…

Yaz’dır işte..

İnternet çekmese bile, göz gözü görmek, kısaltmasız ve hatta ünlü harfleri bile kullanarak uzun uzuuun aşktan hayattan konuşmaktır…

……..

…….. Mavi bir rüya gibi yaşamak …

Balonlar uçurup gökyüzüne dilekleri göndermek…

İki satır karalamak sevdiğin birine, hatta öylesine sadece bi’şeye ait…

Bilmiyorum işte, emojisiz ve hiç internet çekmeyen bir alanda, eskisi gibi sadece biz kalsak ,belki mektup bile yazarız özlediğimiz günlere dair, hey postacı… mail değil zarf getir , mürekkep kokusunu duymak istiyorum şimdi.

Bu yaz, görünen o ki farklı ve kısıtlamalı bir yaz olacak hepimiz için. İlkbaharı evlerimizde karşıladık ilk kez, ilk kez evlerimizde bu kadar yalnız kaldık.Belki de biraz yalnız kalmamız gerekiyordu da aslında.Her gün gördüğümüz insanları farkedemiyorduk bile; özlemeyi unutmuştuk, üretmeyi unutmuştuk, aramayı unutmuştuk, birlikte zaman geçirmeyi unutmuştuk.Elimizdeki bu küçük ama bize sahip olan dünya, artık neredeyse her şeye yetiyordu sanki.İnternetin çekim alanı kadardı merak edip araştırıp, ulaşabildiklerimiz.Başkaları ile ilgilenmekten, kendimize, sevdiklerimize uzak kalmıştık epeydir.

Sıcacık bir yaz daha bekliyor bizi…

Bu yaz, çok fazla uzaklara gidemeyecek bile olsak, güneşi hissetmeli tüm ışıltısıyla; kuşları duymalı, cırcır böceklerini dinlemeli… Özlemenin ve elimizdekilerin değerini çok daha fazla anlayıp çok daha şükretmeli…

Yaz, bir uyanıştır doğada..

Mavi bir gökyüzünde, mavi ve sıcacık rüyalarımızla yaşama uyanalım biz de, sevdiklerimiz ve sevenlerimizle; yüreğimiz şifresiz ve internetsiz ,hep birbirimizi çeksin, bu yaz ve her mevsim…

Özleyerek değil, sarılarak uyanalım yarın tüm sabahlara ;dokunabilmek bir armağanmış insana, bu yaz tozunu silelim unuttuğumuz her şeyin….

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Herkes gibi biriyim... Ama ne yaparsam yapayım, şiir gibi olsun isterim..

Cümle'halim Sosyal Hesaplar

118BeğenenlerBeğen
159TakipçilerTakip Et
1TakipçilerTakip Et

Popüler

Benzer İçerikler

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz.
Lütfen isminizi giriniz.

Mail listesine kayıt ol